Daha demın yazdıgım cok sınırlendım ondandı. Bu aralar herşey aksine gıdıyor zaten.
rüyalarım bile saçmalamaya başladı o derece.
Tek isteğim biran önce bu şehirden kurtulmak tum pisliğiyle bırakmak.
Hayat aslında anlık.. herşey anlık.. herşeyın değeri anlık.
ama kımse bunu boyle bılmıyor gormuyor ınsanlar AT GÖZLÜĞÜ tabiriyle bakıyorlar hayata,yaşamaya, eğlenmeye. Herşey oyle olması zorunlu olduğu ıcın oyle olmak zorunda değil işte kimse bunu anlamıyor. kimse tabularını yıkamıyor.
İnsanlar bencil. hemde cok.
Kimbilir belki bende.
Hayır bu yaşları akıtmayı hiç sevmıyorum ama dinlemıyorlar sozumu.
Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından.
(nazım hikmet)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder